anlamlı

s. 有意义的, 有含义的, 意味深长的
◇ \anlamlı \anlamlı 意味深长地: Karısına bakarak anlamlı anlamlı gülümsedi. 他朝妻子看了一眼, 交换了一个古怪的笑容。

Türkçe-Çince Sözlük. 2014.

Look at other dictionaries:

  • anlamlı — sf. 1) Anlamı olan, manalı 2) mec. Bir şey demek isteyen, düşündürücü, manidar Birleşik Sözler çok anlamlı eş anlamlı iki anlamlı ikiz anlamlı karşıt anlamlı tek anlamlı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • eş anlamlı — sf., dbl. Anlamları aynı veya birbirine çok yakın olan (kelimeler), anlamdaş, müradif, müteradif, sinonim Muşmula ile beşbıyık eş anlamlı kelimelerdir …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • karşıt anlamlı — sf. Anlamları birbirinin karşıtı olan (söz), zıt anlamlı: Aşağı yukarı, ileri geri, siyah beyaz, dar geniş, büyük küçük gibi …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • zıt anlamlı — sf. Karşıt anlamlı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • çok anlamlı — sf., dbl. Çok anlamlılıkla ilgili olan …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • iki anlamlı — sf. 1) İki anlama gelen 2) fel. İkircil …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ikiz anlamlı — sf., man. İkizli …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • tek anlamlı — sf., db. Tek anlamı olan (kelime veya kavram) …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • yakın anlamlı — sf. Anlamları arasındaki ayrım çok az olan (kelimeler) …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kelime oyunu — is. 1) Sözlerin çok anlamlı olmasından veya benzerliklerinden yararlanarak yapılan nükte veya aykırı anlamlandırma 2) İki veya daha çok kişinin her defasında bir harf ekleyerek anlamlı kelime oluşturma oyunu …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • göz kaş süzmek — dikkatle ve hissettirmeden bakışlarla kontrol altında tutmak Anlamlı anlamlı birbirine işaretler yaparak, göz kaş süzerek Emine ye uzun uzun bakıyorlar. R. H. Karay …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.